Sağlıklı bireylerde sabah uyandığında ağızda çirkin bir koku bulunabilir. Bu hoş olmayan ağız kokusu günümüzde gelişmiş toplumlar da dahil olmak üzere bireylerde oldukça sık rastlanılan bir durumdur. Anormal ağız kokusu, sebep olduğu sosyal problemler yanında biyolojik problemlere de neden olabilir. Anormal ağız kokusu bireylerin sosyal yaşantılarında kendilerine olan güvenlerinin kaybedilmesine yol açabilmektedir. Bu hoş olmayan koku, uçucu ve aromatik kimyasal maddelerin buharlaşan moleküllerinin burundaki koku siniri uçlarına varması ile algılanır.
Ağız kokusunda altta yatan sebep çoğunlukla dil çıkıntıları arasına yerleşen bakterilerin oluşturduğu uçucu sülfür bileşikleridir. Bu bileşiklerin en sık rastlananları hidrojen sülfid, metil merkaptan, kadaverin, putresin, skatol ve dimetilsulfid'dir. Sebebi ne olursa olsun kötü ağız kokusunun kaynağı genellikle bu uçucu sülfür bileşikleridir. Bu maddelerin dil üzerindeki miktarları "halitometre" adı verilen aletle ölçülebilmektedir. Kötü ağız kokulu bireylerde bu miktarlar çok daha yüksek miktarlarda bulunur. Dil ucundan, dil köküne doğru gidildikçe bu uçucu sülfür bileşiklerinin miktarı artar.
Ağızda yerleşmiş olan bu bakteriler ağız kokusunun oluşmasında önemli rol oynarlar. Özellikle dilin en arka bölgesinde yerleşen mikroplar daha fazla koku yaparlar. Diğer taraftan, fazla sayıda bakteri, kötü hijyen, alkali ortam ve ağızda protein artıklarının bulunması kokuyu daha da artırır. Bakteriler, aminoasitlerden ve diamin'lerden uçucu sülfür bileşikleri üretebilmektedirler.