En iyi kullanım için javascript kullanımını aktifleştirin.
İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Baykal

Çölyak Hastalığı

Çölyak hastalığı nedir ve nasıl ortaya çıkar?

Çölyak hastalığı barsaklarda besin maddelerinin sindiriminin ve emiliminin bozulmasına yol açan bir hastalıktır. Çölyak hastalığı olan insanlar buğday, arpa, çavdar ve bir dereceye kadar da yulafta da bulunan bir protein olan 'gluten' e karşı hassasiyet gösterirler. Bu kişiler gluten içeren gıdalarla beslendiklerinde ince barsaklarında oluşan immunolojik reaksiyonlar sonucu hücrelerde iltihap ve hasar oluşturur. Oluşan bu hasar sonrasında besin maddelerinin sindirimi ve emilimi bozulacağından, ishal ve zamanla vücutta bazı maddelerin eksikliği ortaya çıkar.

Çölyak hastalığı genetik bir hastalıktır ve hastalarının %10 kadarında ailede çölyak hastalığı olan başka bireyler vardır. Çift yumurta ikizlerinde %30 oranında görülürken, tek yumurta ikizlerinde görülme oranı %70 tir. Bazı viral enfeksiyonlar ve stres durumları hastalığın ortaya çıkmasına sebep olabilir. Her yaşta ortaya çıkarsa da 8-12 aylık çocuklarda ve 30-40 yaş aralığında daha sıktır. İleri yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Latent veya sessiz çölyak hastalığı ise, bu hastalığa ait tipik bulguların olmadığı fakat kalıtsal yatkınlığı olan hastalar için kullanılan bir terimdir. Bu hastalarda anormal antikorlar vardır ve zamanla çölyak hastalığı yerleşir. Çölyak hastalığının gerçek sıklığı bilinmemektedir. Hastalığın giderek artan sıklıkta akla gelmesi ve teşhiste kullanılan testlerin yaygınlaşması bağlı olabilir. Kan bankasındaki kanlar üzerinde yapılan serolojik çalışmalar her 300 kişiden birinde bu hastalığın bulunabileceğini düşündürmektedir.

Nedenleri

Hastalık vücutta immunolojik cevabı tetikleyen çevresel (gluten) ve genetik faktörler sonucu sonucu ortaya çıkar. Buğday, arpa, yulaf ve çavdarda bulunan bir madde olan 'gluten'in aktif maddesi olan 'gliadin'in ince barsakların iç yüzeyini döşeyen emici hücrelerle etkileşimi çölyak hastalığında rol oynayan en önemli mekanizmadır. Çölyak hastalığı olan bir kişi gluten (gliadin) içeren bir gıda ile beslendiğinde bağışıklık sisteminin bu maddeyi yabancı bir madde olarak kabul etmesi sonucunda vücudun bağışıklık sistemi aracılığı ile bu maddeye karşı antikor olarak adlandırılan bazı maddeler üretir. Bu antikorların gliadinle karşılaşması sonucunda ortaya çıkan immunolojik reaksiyon ve iltihabi durum esas olarak ince barsak mukozasında bulunan çıkıntılarda hasar oluşturur. Bu hasar sonrasında ince barsak mukozasında emilim ve sindirim bozulur.

Belirtileri

Emilim ve sindirim bozukluğunun derecesine bağlı olarak Çölyak hastalığı çocuklarda ve erişkinlerde farklı belirtilerle kendini gösterir. Çocuklarda gelişme ve büyüme geriliği çölyak hastalığının erken bulgusu olabilir. Karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, huysuzluk, uyuklama, davranış bozuklukları ve okulda başarısızlık görülebilecek diğer belirtilerdir. Bulguların ortaya çıkması ve şiddetlenmesi yıllar sürebilir. Çölyak hastalığı erişkinlerde genellikle 30-40 yaş civarında ortaya çıkarsa da daha ileri yaşlarda da görülebilir. Hastalıklı kişilerde belirtiler iki şekilde kendini gösterir ki, bunlar;

  1. Emilim bozukluğuna bağlı olanlar
  2. Besin, mineral ve vitamin eksikliğine bağlı olanlardır.

Hastalarda temel besin kaynakları olan protein, karbonhidrat ve yağ emilimi bozulmuştur ve en ciddi emilimi bozulan ise yağlardır. Yağ emiliminin bozulması sonucu hastalarda ishal ve şişkinlik şikayetleri ortaya çıkabilir. Karbonhidrat emilim bozukluğu sonucu ise hastalarda laktoz intoleransı ortaya çıkar, bu durum sütlü yiyecekler sonrası hastalarda karın ağrısı ve şişkinlik gibi şikayetlere neden olabilir. Hastalarda beslenme bozukluğu, vitamin ve mineral yetersizliğine bağlı olarak;

  • Zayıflama ve ödem
  • Kansızlık (demir ve B12 vitamin eksikliği)
  • Kemik erimesi (osteoporoz)
  • Kolay çürüme (K vitamin eksikliği)
  • Sinir hasarı=periferik nöropati (B12 ve B1 vitamin eksikliği)
  • Kısırlık (adet bozukluğu, düşükler)
  • Kas güçsüzlüğü (potasyum, magnezyum yetersizliği)
  • Saç dökülmesi
  • İştahsızlıktır.

Nasıl teşhis edilir?

Çölyak hastalığından şüphelenildiğinde ayrıntılı bir muayeneden sonra bazı kan ve dışkı testleri istenir. Kalsiyum, magnezyum, potasyum, protein, kolesterol, B12 vitamini, A vitamini, folik asit ve demir gibi bu hastalıkta vücutta eksilebilecek bazı maddelerin kandaki seviyelerinin ölçülmesi, tam kan sayımının yapılması ve iltihap belirteçlerinin kontrol edilmesi yanında çölyak hastalığının teşhisinde kullanılan bazı serolojik testlerin de yapılması gerekir. Anti-gliadin, anti-endomisiyal ve anti-transglutaminaz antikorlar günümüzde çölyak hastalığının tanısında yardımcı olan serolojik testlerdir. Bu testlerin hastalığın tanısındaki değerleri yüksektir (%55-95). IgA eksikliği olan bireylerde bu testler yanlış negatif çıkabilir. Bu antikorlar çölyak hastalığı şüphesi olanlarda ve aşağıdaki durumlarda yapılamalıdırlar;

  • Uzun süreli ishali olanlar
  • Aşırı şişkinliği olanlar
  • Akrabalarında bu hastalık olanlar
  • Büyüme geriliği gösteren çocuklar
  • Açıklanamayan demir eksikliği olan kansız hastalar
  • Saç dökülmesi olanlar
  • İştahsızlığı olanlar
  • Dermatitis herpetiformisli deri lezyonu olan hastalar
  • Ağzında ağrılı aftöz lezyonları olan hastalar bu hastalık ile ilişkili hastalıkları ( romatoid artrit, tip I diyabet, ülseratif kolit) olanlar

Çölyak hastalığının tanısında mutlaka yapılması gereken bir diğer inceleme ince barsak mukoza biyopsisidir. Özellikle belirgin kilo kaybı, karın ağrısı, kansızlık, gece terlemeleri ve kanama gibi bulguları olan hastalarda bu incelemelerin yapılması ve gerektiğinde bilgisayarlı batın tomografisi gibi başka görüntüleme yöntemlerine başvurulması gerekebilir.

Nasıl tedavi edilmelidir?

Erken dönemde teşhis edilmediğinde çölyak hastalığı ciddi problemlere yol açabilir. Yukarıda tarif edilen bulgulara benzer şikayetleri veya ailesinde çölyak hastalığı öyküsü olanların bir iç hastalıkları uzmanı veya gastroenteroloji uzmanına başvurmaları gerekir. Çölyak hastalığı olanların %10 kadarında anne, baba, kardeş veya çocuklarında da aynı hastalık görülebilir. Gebelik döneminde kansızlığı belirgin ölçüde şiddetlenen kadınların çölyak hastalığı yönünden araştırılması gerekir. Çölyak hastalığında tedavinin temelini sıkı bir glutensiz diyet uygulanması oluşturur. Bu amaçla gluten içeren tahıl ürünleri (buğday, arpa ve çavdar) kullanılarak yapılan gıda maddelerinin kesinlikle yenmemesi gerekir. Pirinç, mısır, patates ve soya unundan yapılmış ürünler yenilebilir. Meyve, sebze, yumurta ve et ürünlerinin yenmesinde sakınca yoktur. Bira ve viski az miktarda tolere edilebilir ancak şikayetlere neden oluyorsa içilmemelidir. Gluten içermeyen bir diyetin uygulanması normal beslenmeye göre daha pahalı, güç ve sıkıcı olabilir. Bu nedenle kesin tanı konulmadan bu tür bir diyetin uygulanması tavsiye edilmez. Bu hastalarda laktaz eksikliği (laktoz intoleransı) de olabildiğinden başlangıçta süt ve sütlü gıdaların alınmaması önerilir. Glutensiz diyete başlanmasından günler sonra şikayetlerde azalma görülmeye başlar. Eikayetlerin tamamıyla ortadan kalkmasına rağmen barsak mukozasının tamam olarak iyileşmesi bazen 2 yıl kadar sürebilirse de barsak mukozasındaki iyileşme genellikle 3-6 ay içinde gerçekleşir. Çölyak hastalığında ilaç tedavisi yoktur. Glutensiz diyete cevap vermeyen hastalarda kortikosteroid tedavisi denenebilir. Sıkı bir glutensiz diyet uygulayan hastalarda hastalık genelde iyi bir gidiş gösterir. Tedavi edilmeyen vakalarda uzun dönemde (20-30 yıl) ortaya çıkabilecek ciddi bir hastalıklar arasında; ince barsak lenfoması, ince barsak ülserleri ve kollajenöz çölyak hastalığı sayılabilir. Sıkı diyet ile kansere dönüşüm engellenebilir.

Hızlı Randevu ve İletişim

  • Acıbadem Maslak Hastanesi

    Adres:

    Acıbadem Maslak Hastanesi İç Hastalıkları (Dahiliye) Kliniği Büyükdere Caddesi No:40 34457 Maslak / İstanbul

    Telefon:

    +90 212 304 4263

    E-Posta:

    yavuz.baykal@acibadem.com.tr

Günün Sağlık Bilgisi

Günün Sağlık Bilgisi

Hekim izni olmadan herhangi bir içerik izinsiz kullanılamaz.